MENÜ

 

ÇOCUĞUNUZA KÖPEK ALIRKEN

 

Evinize bir köpeğin katılmasına karar vermek kolay değildir. Köpekle birlikte sorumluluk alacağınızı da unutmamak gerekir.

 

Önemli İpuçları

 

Köpekler, son derece sosyal hayvanlardır. Bu nedenle bir köpek ancak aile fertlerinin yanında olduğu zaman mutlu olur. Köpekler kısa seyahatlerden ve günlük aktivitelerden hoşlanır. Böylelikle, bir köpeğe sahip olmak; çocuğunuzun ve dolayısıyla sizin zaman, enerji ve para harcamanızın yanı sıra sabır göstermenizi de gerektirir. Ayrıca, insanlar gibi her köpek de farklı bir karaktere sahiptir. Zira bir köpeğin gelecekteki karakterini ırsi özellikleri ve sizin ya da çocuğunuzun onu yetiştirme tarzı belirler. Alınacak köpeğin ırkı bu nedenle iyi seçilmelidir. Neticede amacınız, seçeceğiniz köpeğin hayalinizdeki o mükemmel köpek olmasıdır.

 

Hayat Şartlarınıza Uygun Dost

 

Köpek seçmeden önce kendi ihtiyaçlarınızı ve yaşantınızın özelliklerini iyi tanımlamanız gerekir. “Orta boylarda, beyaz lekeli veya kahverengi bir köpek istiyorum”  gibi istekler yanlış bir seçime neden olur. Zira alacağınız köpeğin ırkını yaşantınızın özellikleri belirlemelidir. Köpek almadan önce kendinize bir takım sorular sormanızda fayda var: Hafta sonu aktiviteleriniz nelerdir? Günlük yaşantınız nasıl? Yaşadığınız yerin hava şartları nasıl? Eviniz ne kadar geniş? Köpeğinize ne kadar zaman ayırabilirsiniz? Köpeğiniz için ne kadar para harcayabilirsiniz? Bu sorulara cevap bulduğunuz takdirde seçebileceğiniz ırkların sayısı azalmış olacaktır.

 

Nedenlerini şu şekilde sıralayabiliriz: Her şeyden önce, yaşadığınız ve tatilinizi geçirdiğiniz yerlerin hava şartları birkaç köpek ırkının bakılmasını imkânsız kılar. Bazı ırklar sıcak havaya dayanamaz. Örneğin; Husky ve Chow Chow ırkları karda kürek çekmek için kullanılan hayvanlardır. Bu ırklar, soğuk hava şartlarında mutlu olurken gölgede 40 dereceye varan hava şartlarında ise eziyet çekerler.

 

Diğer taraftan, siz veya çocuğunuz yürüyüşe giderken veya bisiklet turuna çıkarken köpeğinizi de yanınızda götürmek isteyebilirsiniz, fakat bunu için seçeceğiniz ırkın kondisyonunun yüksek olması ve ortopedik sorunlarının bulunmaması gerekir. Ayrıca kısa tüylü bir ırkın olması daha uygundur, çünkü sportif faaliyetlerde köpeğin tüylerinin kısa olması sıcaklıkla daha kolay başa çıkılmasını sağlar. Yani; Mastiff, Buldog gibi kısa bacaklı köpekler ve Sant Bernard veya Chow Chow gibi tembel ırklar, bu tür faaliyetler için kesinlikle uygun değildir. Hafta sonunda veya tatilde yelken açmayı seviyorsanız, Retriever ırkları “su köpekleri” sizin için en uygun seçim olacaktır. Zamanınızın çoğunu bahçede geçiriyorsanız, toprağı eşeleme huyuyla bilinen Terrier ırkları başınızı ağrıtacaktır.

 

Evinize Uygun Dost

 

Evinizin genişliği de ırk seçiminde önemli bir faktördür. Bahçesi geniş olan bir eve sahipseniz herhangi bir ırkı besleyebilirsiniz. Anacak apartman dairesinde oturuyorsanız, evin genişliğine ve etraftaki park olanaklarına göre bir ırk seçmelisiniz. İlk bakışta tuhaf gelse de, genelde büyük ırk köpeklere apartman dairelerinde daha kolay bakılabilir. Önemli olan köpeğinize her gün yeteri kadar enerji harcama imkanı vermenizdir. Küçük bir köpek ırkı için ufak bir park yeterli olabilir. Fakat bu ırk, gün boyunca evin içerisinde neredeyse kilometrelerce mesafe kat eder, çünkü çok hareketlidir ve küçük bir dairede kolayca sabrınızın taşmasına neden olabilir. Büyük ırklara küçük apartman dairelerinde bakılması daha kolaydır. Mesela Sant Bernard gibi kocaman ırklar günde yaklaşık 16-18 saat uyudukları için evi içerisinde pek koşturmazlar. Fakat madalyonun bir de diğer yüzü vardır. Onu günde üç kere uzun yürüyüşlere çıkartmanız gerekir. Evinizin yakınında geniş bir park yoksa büyük bir köpeğin yeterli enerjiyi tüketmesi pek mümkün değildir. Onu her gün ormana götürmeye hazır mısınız?

 

Bakım Zaman İster

 

Köpeğinizin bakımı için de yeterli zaman ayırmanız gerekir. Köpeğinize yeteri kadar zaman ayırdınız diyelim, ancak bakımı için ayrıca zaman harcamaya gerçekten vaktiniz var mı? Uzun tüylü ırklar çok güzel görünseler de, bakımı daha zahmetlidir ve dolayısıyla daha fazla zaman ayırmanız gerekir. Dışarıda dolaştıktan sonra tüyleri topaklanmış veya kirlenmiş olabilir. Onu sıkça taramanız gerekecektir.

 

Son olarak, köpek seçiminizde daha sonra çıkabilecek masrafları da göz önünde bulundurmanızda fayda vardır. Büyük ırkların masrafları küçük ırklara göre daha ağır olacaktır. Daha fazla mama tükettikleri, oyuncakları, yatakları, vb. ürünleri daha büyük olduğu için daha pahalıya mal olurlar. Ayrıca, veteriner ve ilaç masrafları genelde daha yüksektir. Öte yandan maalesef yaşam süreleri daha kısadır.

 

Yavru Veya Yetişkin Seçimi

 

Yukarıdaki sorulara cevap bulduğunuzda alabileceğiniz köpek ırklarını belirlemiş olacaksınız. Bu ırklar hakkında daha geniş bilgi edindikten sonra seçenekleriniz daha da azalmış, hatta sadece birkaç seçeneğiniz kalmış olacaktır. Ancak henüz yolun yarısına geldiniz, çünkü daha fazla konuda karar vermeniz gerekiyor: Çocuğunuza alacağınız köpek yavru veya yetişkin mi olmalı? Safkan veya melez mi olmalı? “Tabi ki yavru bir safkan” diyeceksinizdir. Böyle düşünür ve özellikle ilk kez köpek sahibi olacaksanız okumaya devam edin lütfen, çünkü kararınızı değiştirebilirsiniz.

 

Köpek almaya karar verenler neden genelde 2 aylık safkan bir yavru alırlar? Birçok kişi, anneleri veya arkadaşları saf kan köpek besledikleri için melez köpek almayı akıllarına bile getirmez. Bu gayet normaldir. Aslında zıt durumda da aynısı geçerlidir. Melez köpekler de çok iyi dost olurlar. Fakat bu konuya çocuğunuzun yaşına göre karar vermeniz en doğrusudur. Alacağınız köpeği çocuğunuzla yalnız bıraktığınızda gözünüzün arkada kalmasının istemeyeceksinizdir. Bir yavru köpek, yetişkin yaşa geldiğinde çocuğunuzla iyi geçinip geçinemeyeceğini önceden bilmeniz pek mümkün değildir.

 

Çocukla birlikte yaşamak bir köpeğin son derece oturmuş ve sabit bir karaktere sahip olmasını gerektirir. Aksi takdirde, köpeğinizin büyüdükçe değişen tavırları karşısında çocuğunuzun nasıl tepki vereceği belli olmaz. Çünkü çocuklarda empati duygusu henüz çok gelişmiş değildir, yani başka birinin veya bir köpeğin davranışlarının nedenini anlayamaz ve onun açısından düşünemez. Bu da bir köpekte stres yaratır. Bir yavru buna tepki vermezken, yaşı ilerlemiş bir köpek buna tepki gösterebilir. Yani, köpeğiniz bir anda çocuğunuzun bir hareketini bir daha yapmasına izin vermeyeceğine karar verebilir ve çocuğunuzun o hareketi karşısında büyük bir tepki gösterebilir. Çocuklarla iyi geçinen bir ırk seçmeniz bu nedenle çok önemlidir.

 

Safkan veya Melez Seçimi

 

Alacağınız köpek safkan olursa, ilgili ırkın çocuklarla nasıl geçindiğini öğrenmeniz daha kolay olur. Golden Retriever, Labrador Retriever, Alman Çoban, Beagle ve Dachsund gibi ırkların çocuklarla geçindikleri ne kadar iyi biliniyorsa, Chihuahua ve Pekinez gibi çok küçük ırkların genelde çocuklarla fazla iyi geçinemedikleri de o kadar iyi bilinir.

 

Ancak safkan ırklarda da birtakım sorunların meydana geldiği unutulmamalıdır. Örneğin, burnu çok basık olan ırklarda genellikle solunum sorunları, aşırı buruşuk derisi olan ırklarda bakteriyel deri enfeksiyonları görülebilir.

 

Melez bir yavruda bu tür sorunlarla fazla karşılaşılmaz, ancak bu ırkın çocuklarla nasıl geçindiğini öğrenmek daha zordur. Bu yüzden anne ve babasının ırkının ne olduğu belli olan bir melez aldığınız takdirde, bu sorun çözülecektir.

 

Tabi ki yetişkin melez köpek alarak da bu sorun ortadan kaldırabilirsiniz. Çünkü yetişkin köpeklerin birtakım avantajları vardır. Yetişkin köpeğin karakteri oturmuştur. Ayrıca onunla biraz vakit geçirdikten sonra karakterini açıkça anlayabilirsiniz. Yani onun öz geçmişini öğrenip onu bir süre iyi izledikten sonra alma kararında zorlanabilirsiniz.

 

Yetişkin Köpek Avantaj Olabilir

 

Yetişkin bir köpek başka bir açıdan da size bir yavrudan daha uygun olabilir. İlk kez köpek sahibi olan kişiler için bir yavru oldukça kötü bir seçimdir. Çünkü yavrunun karakteri daha tam olarak gelişmemiştir. Hem karakterinin nasıl olacağı belli değildir, hem de oluşacak karakterinden kısmen siz sorumlu olacaksınız. Küçük bir çocukla kıyaslama yaptığımızda bu daha kolay anlaşılır.

 

Köpeğin bir yaşının insanın yaklaşık 7 yaşına eşit olduğunu düşünürsek, eve getireceğiniz 2 aylık yavru köpeğin yaşı aşağı yukarı 14 aylık bebekle eşit olacaktır. Bir yaşındaki bebeğin karakterini anlamak pek mümkün değildir, değil mi?

 

Köpeğinizin karakterinin iyi ve doğru bir şekilde gelişmesi sizden gelen eğitim, anlayış, istikrarlılık, sabır ve zamana bağlı olacaktır: Yavruya tuvalet ve temel itaat eğitimi vermeniz, kemirme sorunlarıyla uğraşmanız ve ilk aylarda bütün gerekli aşıları ve tedavileri yapılana kadar sıkça veteriner hekime götürmeniz gerekecektir.

 

Yetişkin bir köpekte bu gibi masraflarla uğraşmanıza gerek kalmaz. Çünkü önceki sahibi bu aşıları yaptırmıştır.

 

Ayrıca köpeğin ne kadar eğitimli olup olmadığını ve size ne kadar güvendiğini kolayca test edebilirsiniz.

 

Ancak yetişkin bir köpeğin karakterini bir yavrununki gibi şekillendirmeniz tabi ki artık mümkün değildir. Eğer, “bana ve çocuğuma yavru bir köpek daha uygun” derseniz, yavru seçiminizi iyi yapmanız gerekir. Bir yavru köpeğin agresif bir köpeğe dönüşmesini istemeyeceğiniz gibi, aşırı utangaç bir köpek olmasını da istemezsiniz. İstediğiniz, kolay eğitilebilen, eşyanıza ve insanlara zarar vermeyen ve aile ortamına uyum gösterebilen bir köpektir. Bu nedenle hemen şirin bulduğunuz bir yavruyu almayın. Onlarla biraz zaman geçirin, onları izleyin ve size uygun karakterde olanı bulmaya çalışın. Seçeceğiniz yavru birbiriyle oynayan yavrulardan ne çekingen olup oyuna katılmayan (acıyıp da “ona kıyamam alırım” demeyin) ne de üstün olup kardeşlerini ezen olsun (“ne istediğini bilir karakterlidir” demeyin, çünkü zor eğitilir). Dizlerinizin üzerine çökün ve bekleyin. Dost huylu yavrular genelde hemen size koşacaktır. Onları doğru şekilde kucağınıza aldığınızda, aşağıya inmek için savaş vermeyen yavrunun daha uyumlu olduğunu görebilirsiniz.

 

Yavruları izlerken ayrıca her yavru için bir takım soruları cevaplamaya çalışın: İnsanlarla olması hoşuna gidiyor mu? Yüksek ses veya ani hareketlerden korkuyor mu? Gibi sorular size yavru hakkında birçok ipucu verecektir. Ancak unutmayın ki, oradaki yavrular hakkında sadece bir günde veya o andaki ortamda bir şeyi öğrenemezsiniz. Başka bir günde veya başka bir yerde daha farklı davranabilirler. Ancak ne kadar test uygularsanız uygulayın, bir yavru köpeğe eğitim verilmeden veya sizin tarafınızdan bir yol gösterilmeden o, istediğiniz köpeğe dönüşmeyecektir.

 

Sorumluluğunuz Köpeği Seçtiğiniz Anda Başlar

 

Aralarından bir yavru seçtiğinizde, onu hemen eve götürebileceğinizi sanmayın. Çünkü köpek yavruları için anne ve kardeşleriyle birlikte geçirdiği her hafta hatta her gün bile önemlidir. Yavrular hayatlarındaki ilk yedi haftada annelerinden çok şey öğrenip kardeşleriyle birlikte başka köpeklere nasıl davranmaları gerektiğini anlar, yani bir şekilde sosyal bir eğitim alırlar.

 

Fakat yavrunun o sırada insanlarla birlikte vakit geçirmesi de bir o kadar önemlidir. Çocuğunuz yavrularla oynasın. Anne ve kardeşleri yanındayken yavru, insanlarla ilişkileri daha rahat öğrenir. Unutmayın, sorumluluğunuz yavruyu eve götürdüğünüz gün değil, yavruyu seçtiğiniz gün başlar.

 

Yavru köpek annesi ve kardeşleri ile birlikteyken, çocuğunuzun onunla oynamasında, önemli fakat göz ardı edilen bir etken daha vardır. Çocuğunuza bir köpek almadan önce onun köpeklerle nasıl geçindiğini de öğrenebilirsiniz. Yavrularla oynarken çok mu çekingen? Hatta korkuyor mu? Ya da tam aksine yavrulara karşı aşırı hareketlerde mi bulunuyor? O zaman çocuğunuza bir köpek almak belki iyi bir fikir değildir. Ama çocuğunuz köpeklerle iyi geçinir, kolay sıkılmaz ve yavruların isteklerine de saygı duyarsa, çocuğunuz hem köpek ile birlikte gelen sorumluluğu taşıyabilecek hem de yeni dostuyla çok mutlu olacaktır, yeni dostu da çocuğunuzla…

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

MAĞAZALARIMIZDA BULUNAN MARKALARDAN BAZILARI: