MENÜ

 

KEDİLERDE STRES

 

Tüm memeli canlıların ortak bir derdi var; stres. Uzun süre varlığını hissettiren stres, tıpkı bizlerde olduğu gibi, kedi dostlarımızda da zararlarını göstermeye başlar.

 

Ani stres; dostunuz sevmediği bir kediyle karşılaştığı ya da onu ürküten bir ses duyduğu anda, vücutta hızlı bir şekilde hormon üretimini tetikler. Üretilen adrenalin ve noradrenalin, vücudu anında uyarır. Bu şekilde, doğru reaksiyonların derhal gerçekleşmesi sağlanır. Aktif denilen bu stres, bir anda yaşanır dolayısıyla da kısa sürer. Pasif stres ise uzun vadeli strestir. Pasif stresin kontrolündeki vücut kortizol ve kortikosteron salgılar. Bu iki hormın, birçok vücut fonksiyonunu yavaşlatır.

 

Ben Stresle Başa Çıkamam!

 

Aktif ve pasif stres olduğu gibi, olumlu ve olumsuz stres da vardır. Yani, stresin daima olumsuz olması şart değildir. Yaşam alanına giren bir düşman, kedinizde anında stres yaratırken, dostunuz onu alanından başarıyla kovduktan sonra, yaşanmış bu strese olumlu denebilir. Çünkü bu stres, onun bir şeyler başarmasını sağladı. Ancak stres durumlarının çoğu, maalesef olumsuzdur.

 

Karakter ve sağlık durumuna göre, her dostumuz stresle farklı şekilde başa çıkar. Bazıları stresi kolayca yenerken, hassas karakterli kediler stresle pek baş edemez. Ancak bazı uzun süreli sorunlar vardır ki, strese en dayanıklı kedi bile artık bu duruma boyun eğer. Nedeni bilinmeyen korku, dostumuzu aşan isteklerimiz ve devam eden sıkıntı gibi durumlar, aşırı olumsuz stres kaynaklarıdır. Henüz küçükken çok fazla strese maruz kalan dostlarımız, ömürleri boyunca iyileşmeyecek yaralar edinebilirler. Çünkü uzun süredir devam eden ve bizim tarafımızdan fark edilmeyen stres, dostumuzda fiziksel ya da zihinsel hastalıklara neden olur.

 

Kurtar Beni Sahip!

 

Aktif stres, genelde ani ve kısa süreli de olsa, bu her zaman geçerli olmayabilir. Örneğin; baskın bir ev arkadaşıyla sürekli kavga halinde yaşayan dostunuz, bu kediyi her gördüğünde strese girer. Ona karşı sürekli olarak tetikte olma ve harekete geçme zorunluluğunu duyar. Üstelik dostunuzun saklanabileceği bir yeri de yoksa durum daha da kötüleşir. Yani, böyle durumlara müdahale etmeniz çok önemlidir. Çünkü sürekli salgılanan adrenalin ve noradrenalin, uzun vadede böbrek ve kalbe zarar verebilir. Pasif stres, daha da zor anlaşılır. Birden fazla kedinin yaşadığı evlerde, bir kedinin hareketsiz ve çevresine karşı ilgisiz tavırları, genelde pasif stresin belirtileridir. Birçok kişi, dostu böyle davrandığında “çok sakin, ne güzel” ya da bu yaşlanıyor” diye düşünür. Ancak, bu doğru olmayabilir. Kedi kendini geri çekerek yaşadığı sorunlu durumların etkisini azaltmaya çalışıyor da olabilir. Bu duruma müdahale ederek, dostunuzun aslında hayat dolu, hareketli bir afacan olduğunu görebilirsiniz. Müdahale etmek zorundasınız zaten, çünkü sürekli salınan kortizol ve kortikosteron, immün sistemini olumsuz etkileyebilir. Hastalık “geliyorum” der ve kanser riski yükselir.

 

Beni Artık Sevmeyecek misin Yani?

 

Kediler, sakin ve düzenli yaşamı severler. Rutinlerinde ters giden bir şey olduğunda, minik panterlerimizin çoğu bunu bize davranış değişiklikleriyle anlatır. Tuvalet kabını kullanmama durumu, özellikle aileye yeni gelen bir üye, bir kedi ya da bir köpek katıldığında söz konusu olan, stres kaynaklı bir davranış değişikliğidir.

 

Başınızı ağrıtan ister aktif ister pasif stres olsun, ikisi de dostlarınız için çok zararlıdır. Stresle birlikte gelen davranış bozuklukları; agresiflikten, çok fazla ve anormal bağırma, aşırı ürkeklik, apati, tüy temizliğine önem vermeme ya da tam tersi, açık yaralar oluşana kadar kendini temizleme durumlarına kadar geniş bir yelpaze içerir. Olumsuz stresin en ağır sonucu ise depresyondur.

 

Çok Mutsuzum Sahip, Çooook….

 

Her türlü ameliyat, virüs enfeksiyonu, kalp ve böbrek hastalığı, kötü dişler, arterit ve ağrılar gibi, aşırı stres de depresyona neden olabilir. Dostlarımız, depresyondayken uçsuz bıçaksız bir kara deliğe düşerler. Üstelik dostunuzun depresyonda olduğunu fark etmek, hiç de kolay bir iş değildir. Depresyon, belirtilerin fazlalığına rağmen, çok yavaş ilerleyen bir hastalıktır. Yani, dostunuzdaki değişiklikler o kadar yavaş gerçekleşir ki, gözünüzden kolayca kaçabilir. Tedavi edilmeyen depresyonlar, maalesef ileride fiziksel hastalıklar ve ölüme bile sebep olabilir. Bu nedenle minik panterinizin depresyonda olduğundan eminseniz, ona hızlı bir şekilde yardım etmelisiniz. Stresle başa çıkarken yapabileceklerinizi, dostunuz sadece davranış değişiklikleri gösterdiğinde de uygulayabilirsiniz. Neticede, ters giden bir şey var ve dostunuz bundan rahatsız.

 

Ona zaman ayırın. Minik panterinizi daha önce mutlu etmiş şeyleri yapın. Örneğini sizinle oyun oynamayı seviyorsa onunla her gün biraz oyun oynayın. Kucağınızda yatmaktan hoşlanıyorsa, rahatsız edilmeden kucağınızda yatması için her gün “özel zamanlar” yaratın. Onu, değişik mamalarla mutlu etmeye çalışın. Taranmaktan hoşlanıyorsa, onun iyiliği için her gün biraz kuaförcülük oynayın. Kulaklarına, çenesine ve patilerine masaj da yapabilirsiniz. Ancak, anında ve kalıcı değişiklikler görmeyi beklemeyin. Dostunuzun iyileşmesi zaman ister. Ama göreceksiniz, ilk başlarda çabalarınız karşılıksız kalıyor gibi görünse de zamanla küçük mucizeler yaratacaktır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

MAĞAZALARIMIZDA BULUNAN MARKALARDAN BAZILARI: