MENÜ

 

KEDİMİZİ GÜCENDİREN 6 HATA

 

Minik panterinizin size bir anda küstüğü hiç oldu mu? Buna şaşırmanıza gerek yok. Çünkü ufacık bir yanlış anlama, aramızdaki harmoninin bozulması için yeterli olabilir. Ve her gün yaptığımız, ancak dostlarımızı gücendiren hatalarımızın sayısı az değil. İşte, sürekli yaptığımız 6 hata!

 

1. Beni Sürgüne Gönderme!

 

Kadife patili dostlarımız, bizi sevdiklerinde peşimizden bazen hiç ayrılmaz. Artık çekemeyeceğimiz kadar fazla yakamıza yapıştıkları da olur. Ve başka bir odaya girerken, “sen gelme artık” deyip kapıyı suratına kapatıveririz. Eyvah, üçlü işkence! İstediği sevgiyi ona vermediniz, suratına kapıyı kapadınız ve o, ona niye kızgın olduğunuz anlamış değil. Üstelik teselli için size gelemiyor bile…

 

Öfkesini, koltuklara tırmanarak ya da etrafa idrar püskürterek boşaltacaktır. Ve siz, ona daha da kızacaksınız. İşte, kısır döngü başlıyor…

 

Minik kaplanınızın sevgi isteğinin sizi boğduğu anlarda, onu “sürgüne yollamadan” önce bir iki dakikanızı ayırıp onu okşar ve sevdiği bir yatma yerine götürürseniz, bu tarz yanlış anlamalar olmayacaktır.

 

2. Bu Anlamı Nereden Çıkartıyorsun?

 

Mırıldanma ustalarımız, tüylerini yalayarak saatlerce temizlenir. Üstelik bunu öyle bir yaparlar ki, etrafta olup biteni unutur, kendilerini tamamen bu işe verirler. Kuaförlük işine giren dostlarımız dokunulmak, sevilmek bile istemezler. Kendini temizleyen dostunuzu gördüğünüzde, “sana yardım edeyim” diyerek onu taramaya hatta banyoya sokmaya kalkarsanız, size pençe atabilir ya da acaip şekilde küsebilir. Çünkü o, temizlik konusunda sizden yardım istemez. Her yere ulaşıp, iyice temizlemek sadece biraz zaman alır. Bu kadar işte! Minik dostunuz kürk bakımına daldığında, en iyisi onu tamamen rahat bırakmaktır!

 

3. Tat Konusunda Seninle Tartışamam!

 

Minik panterleriniz, mama konusunda çok seçici davranabilir. Tıpkı insanlarda olduğu gibi, kedilerde de tatlar tartışılmaz. Kokusuna bakarak ikram etmeyi bile düşünmediğiniz mama, onun en sevdiği mama olabilir. Hangi mamayı severek yiyeceklerine onlar karar verir. “Dostuma bir iyilik yapayım” diyerek petshop’tan aldığınız yeni mamanın kokusunun karşısında, minik panteriniz boykot bayraklarını çekebilir. Ve günler süren açlık grevine giderek, onu yemeyi reddeder. Üstelik onu sevdiği mamadan haince mahrum bıraktığınız için size küser. Böyle durumlara düşmemek için, yeni mama markalarını en sevdiği mamasıyla karıştırarak ikram edin. Bazen sevmediği mamayı yemesi de gerekli olabilir çünkü. Örneğin; hastalık söz konusu olduğunda yemesi gereken diyet mamalar gibi. Her gün sevdiği mama miktarını azaltarak, onu yavaşça alıştırın. Ve taptığı mamayı, ancak çok özel durumlara saklayın…

 

4. Bana Hapis Cezası Verme!

 

Veteriner hekim ziyaretleri, her kedi için kabustur. Giderken yol boyunca ciyak ciyak bağıran bir miskin, eve döndükten sonra veteriner hekime, size, aslında tüm dünyaya küskündür… Çünkü kapalı kalmayı hiç sevmezler. Üstelik iki kere! Hem taşıma kabında hem de sallanan, kocaman bir metal kutuda! Bu da yetmiyormuş gibi, en sonunda ensesine bir iğne, poposuna bir termometre ve ağzına iğrenç tatlı bir macun…

 

Siz, en iyisi evinize yakın bir veteriner hekim seçin. Ve muayeneden sonra, onu derhal eve götürüp lezzetli bir ödül ile her şeyi unutturmaya çalışın.

 

5. Bu Koku da Ne?

 

Minik panterlerimizin burunları, bizimkilerden kat kat daha iyi koku alır. Daha iyi oldukları gibi, daha hassaslardır da.

 

Bir kişi sevimli dostunuzu kucağına aldığında, itiraz edip oradan kaçmasına bu kişinin sürdüğü parfüm, kolonya veya tıraş solüsyonu sebep olabilir. Kedilerimiz bazı kokulara hiç tahammül edemezken, bazı kişiler de arkalarında bir parfüm bulutu bırakacak kadar çok koku sürerler.

 

Minik panterinizin burnuna işkence yapmamak için, çok fazla parfüm sürmeyin. Hatta sadece evden çıkmadan önce sürerseniz o, bundan çok ama çok mutlu olacaktır.

 

6. Yuvam İşgal Ediliyor!

 

Misafir ağırlamak, sizin için çok güzel durum olabilir. Ama acaba dostunuz için de öyle mi? Hayır, minik panteriniz bu konuda tam tersini düşünür. Tertemiz silinmiş evin her yeri tuhaf kokar, kendi kokusundan ise eser yok. Bu yetmiyormuş gibi, sonra da bir dünya yabancı canlı, yuvasını işgal eder. Ve o küskün küskün bir yere saklanır veya herkes gidene kadar dışarıda kayboluverir.

 

Kullanacağınız temizlik malzemelerine dikkat edin! Deterjanların çoğu, dostunuzun minik burnuna hakaret gibidir. Üstelik belli bir süre için bıraktığı dumanlar, sağlığı için zararlı bile olabilir. Siz en iyisi, çamaşır suyu gibi çok sert deterjanlardan sakının ve doğal deterjanları tercih edin. Ve tabi ki, temizlik sırasında onun sevdiği yatma yerlerinden uzak durun. En azından, orada kendi kokusu kalsın deriz!

 

 

 

 

 

 

 

 

 

  

MAĞAZALARIMIZDA BULUNAN MARKALARDAN BAZILARI: