MENÜ

 

MİNİK DOSTUNUZA MASA ADABI

 

Minik panterlerimiz çok yaramaz olabilir. Özellikle konu yemeğe gelince… O zaman sofra, atlama yeteneklerini deneyebilecekleri bir alana, mutfak tezgâhı ise yürüyüş parkuruna dönüşür. Siz de tabağınızı dostunuzdan saklamak zorundaysanız, o varken masada bir şey bırakmıyorsanız, yazımız tam size göre demektir. Çünkü bu tarz bir açgözlülükle yaşamanıza gerek yok!

 

Minik panterlerimizi, dayanılmaz olduğu kadar sevimli kılan özelliklerinden biri de aslında onların meraklılığıdır. Ancak bu meraklılık, bazen sinirlerinizi tepenize de attırır. Özellikle, yemek hazırlarken veya sofrada otururken…

 

Boncuk boncuk bakan gözler, yaramaz kedilerimizin yemek için yaptıkları numaralardan en ufağıdır. Bazı minik aslanlar vardır ki, masa, tezgah, poşet, kutu, hiçbir şey onları durduramaz. Nerede yemek varsa, onlar onun üstünde ya da içindedir. Hazırladığınız sofrada siz keyifli keyifli yemeğinizin tadını çıkartırken, aniden masaya atlayan dostlarımız da vardır. Eğer açgözlü bu dostumuz sofranızı kurmanıza izin verdiyse tabi ki. Çünkü bazı kedilerimiz sofraya ne koyarsanız koyun, sofraya sırtınızı döndüğünüz anda bir hırsıza dönüşür. Ya da sürekli mutfak tezgahını yoklar. Belki atıştırabilecek güzel bir şeyler çıkar değil mi?

 

Bu tarz alışkanlıklara başından izin vermezseniz işiniz daha kolaydır. Dostunuz adabını bozmuşsa bile, yapabileceğiniz çok şey var. Ama hepsinin başında istikrarlılık gelir.

 

Yemek Çalmak Yok!

 

Minik panterinizi yemek çalmaktan vazgeçirmek için, oldukça istikrarlı olmanız gerekir. Bugün sofrayı yasaklamak, yarın masadan ona bir parça salam vermek yok! Yasak yasaktır. Bunun istisnaları yoktur! Kendinizi adım adım başarıya ve minik panterinizi de güzel bir masa adabına ulaştırabilirsiniz.

 

1. Dostunuzu bu kötü alışkanlıktan vazgeçirmek için en güzel yöntem, onun dikkatini başka yere çekmenizdir. Yani siz yemek pişirirken, sofrayı hazırlarken ya da sofrada otururken, dostunuz hangi durumda yemek çalıyorsa, o zaman ona maması vermeniz en güzelidir. Çünkü o zaman, mamasıyla meşgul olacaktır.

 

2. Dostunuz mutfak tezgahına atlayacakmış gibi durduğunda ya da sofraya yaklaştığında, sert bir “hayır” ile onu uyarın. Ve unutmayın, boş masaya atlamasına izin verip sofra kurulmuş bir masaya atlamasını yasak etmek gibi ayrımlar dostunuzu aşar. Masa ve tezgaha atlamak, daima yasak olmalıdır. Orada yemek olsun ya da olmasın.

 

3. Sizi dinlemiyorsa, istikrarlı şekilde onu tezgah veya masadan atın. Ve bir dahaki sefere, “hayır” ile birlikte onu iki kere alkışlayın. Emin olun, minik hırsızınız bu sesten pek hoşlanmayacak ve “hayır” sözünüz daha fazla etki kazanmış olacaktır.

 

4. Dostunuzun plan yapmasına izin vermeyin. Siz yemek yerken kucağınıza atlamasını yasaklayın. Çünkü kucağınızla birlikte, istediği sofraya bir adım daha yaklaşmış olacaktır. Hemen aşağıya!

 

5. Bir kere bile olsa, “ay, kıyamam” demeyin! “Bir kerecikten bir şey olmaz” anlayışı yanlıştır. Bir kerecikten çok şey olur ve o ana kadar öğrettiklerinizin tümü boşa gider. Ve siz, masa adabı eğitimine baştan başlamak zorunda kalırsınız.

 

Yani, bir kere yasaklanan şey, daima yasak olmalıdır. Masa ve tezgah, dostunuz için bir tabu bölgesi olmalıdır. Boş olsalar bile! Ve dostunuzun bu kuralı anlayıp uyması için, siz ona istikrarlı bir şekilde uygulatmalısınız. Üstelik bunu sadece siz değil, eşiniz, çocuklarınız ve misafirlerinizde uygulatmalıdır! Yoksa tüm uğraşılarınız boşa gider ve minik afacanınız, ertesi gün hemen eski alışkanlılarına geri dönmüş olur. Tabi ki, dostunuza sofradan bir şey vermeniz de yasak. Çünkü verdiğiniz bu güzel lokmalarla sofrayı gizemli bir mama deposuna dönüştürürsünüz. Bundan sonra, dostunuz sofraya nasıl dayansın ki?

 

Kadife patili dostunuz, tüm bu yasaklara güzelce uyduğunda onu ödüllendirebilirsiniz. Sofradan kalktıktan sonra, uzun bir sevgi gösteriş ya da bir ödül onu çok mutlu edecektir.

 

 

MAĞAZALARIMIZDA BULUNAN MARKALARDAN BAZILARI: